Yıl 2007…
”45 gün gibi kısa bir sürede ‘referandum’ sebebleri vatandaşa anlatılamaz. Rejim değişikliğine dahi sebep olabilecek anayasa değişikliğinin halka sunulması aceleye getirilmemelidir….”
45 gün… 45 günde neler olabilir ? Günümüz dünyasında her saniyenin müthiş değişimlere ve gelişmeye sahne olduğu, iletişimin hız çağına uygun olarak “anlar” ile gerçekleştiği düşünülürse 45 gün hayli uzun bir zaman dilimi.
Türkiye, her köyüne yazılı basının ulaştığı, her evinde -hatta pek çok evinde birden fazla- televizyonun bulunduğu, neredeyse en ücra köşesine kadar telefonun gittiği, 37 milyon gibi nüfusunun yarısının “cep telefonu” kullandığı BÜYÜK bir ülke!
Böyle bir ülkede 45 günlük bir süre içinde “devlet ricali” halkına referandumu, neden yapıldığını, niçin-neye evet yada hayır diyeceğini anlatamayacak!
Bu ülke insanı referandumun amacını(?) da, neye-niçin evet yada hayır diyeceğini de daha şimdiden çok iyi biliyor. Asıl bu ülkenin halkını hala 1930 larda olmasa bile 60-70 te yaşadığını sanan, ülkenin geldiği noktayı göremeyen, irticanın (gericilik) yılmaz savaşcıları olan zatların öğrenmesi gerekenler var. Asıl O nlar 120 güne değil yıllara ihtiyaç duyanlar…
Ülkemizin halen büyük sorunu, günün gerçeklerinin çok gerisinde kalmış yönetici ; Geçmişin karanlıklarında yaşayan, ancak kendini “ilerici” gören “irticacı” takımı; Rejimin değişeceğinden endişe eden ancak kendi savundukları rejimin “patrimonyal” yapısından büyük fayda sağlayan ve değişiminden, akılcı yöntemlerle yenilenmesinden büyük korku duyan “seçkinler zümresi”.
Ülkenin öncelikli sorunu bu insalar ve zihniyetlerinden kurtulması… Olacak elbette ancak, insanın doğası gereği bir “iktidarı” bırakması kolay değil. Direnmeleri de bu noktada gayet doğal…
Temmuz 31, 2007, 8:48 pm üzerinde |
Muhammet Bey,
nerelerdesiniz efendim?
Ağustos 10, 2007, 9:17 am üzerinde |
Talha Üstadım, şu ara zaman problemim hat safhada. Çocuklar tatilde, işler benim üstümde.
İnşallah yakın zamanda düşünce ve fikir dünyasında tekrar paylaşımlarla beraber oluruz.
İlginize teşekkür ediyorum, Allah Razı Olsun…