“(Şimşek çakmasında)Işık sesten, düşünce de eylemden önce gelir”
13 Haziran 1987 Üstad Cemil Meriç vefat etti… Ölüm yıl dönümün de kendisini rahmet,saygı,sevgi ve hürmetle anıyorum, yattığı yer nur mekanı cennet olsun…

[VEFAT YILDÖNÜMÜ ANISINA...] ‘Ölür ise ten ölür, Meriç ölesi değil‘
Başlıca işim, düşünmek ve düşündüklerimi cemiyete sunmaktır.” diyen Cemil Meriç, yirmi yıl önce bugün 71 yaşında vefat etti. “Düşünmek, düşünceye hakettiği asaleti vermek ve bunu cemiyetle paylaşmak” içinde yaşadığımız coğrafyanın yakın zamanlarda unuttuğu bir nitelik. Değerler sıralamasında düşünce hanesi hayli gerilerde.Hele hele Cemil Meriç gibi belli bir kesime bağlanmamış, fikri birikimini bir sofist tavrıyla “izm”lerin meşrulaştırılmasına adamamış olan kişinin kendisine biçtiği rolle “kitlelerin sevgilisi” olması beklenemezdi, nitekim öyle de olmuştur. “İzm”ler idraklerimize giydirilmiş deli gömlekleri,” diyen Meriç’i, izm’lere bağlanmayı, bir kolektif kimlik fantezisi içinde kendi bireyliğini yitirmeyi soylu bir tavır olarak gören kuşakların anlaması kolay değildir. Bugün izm’lerin sonundan bahsedenlerin bile gerçekte başka bir kılıkla arzıendam eden yeni bir izm’in takipçileri olduklarını fark edemedikleri bir dünyada Meriç’in sözlerine kulak verenlerin az olması anlaşılır bir durumdur.
M.Naci Bostancı
“Mağradakiler” eserinin kapağında ki fotoğrafı beni ziyadesiyle duygulandırır, ilerlemiş gözlerindeki miyopinin etkisi ile zorlukla görebilen Rahmetli Meriç Üstad, bir kitabın üzerine eğilmiş, neredeyse burunu kitaba değecek “OKUMAYA” çalışıyor. Bizim gibi okuMayan bir nesle ithaf edercesine…
Ne gülüyorsun ? Anlattığım senin hikayen…
Horatıus,