Son dönem de “tırmanan terör olayları “tesadüfi” mi ?” sorusu pek çok “fikir” insanının aklını kurcalıyor. Kadro iktidarından olmak istemeyen oligarklar “muhtura” dahil her yolu denedi.
Ancak hani “Allah ın sopası yok” dedirtircesine “milli iradeyi” hiçe sayanların ayakları birbirine karışmakta, milletin tarafında yer alacakların statükonun ve devletçi-militerizm in yanın da yer almalarıyla yaptıkları hatanın ceremesinin kısa zamanda görülmesine şahit olmaktayız.
Mitingler, muhtıra, anayasa mahkemesinin “hukuk darbesi” süreci bürokratik diktanın istediği sonuca ulaşmasını bir türlü sağlamamış; istedikleri,destekledikleri iktidar adayı partileri seçimlerde birinci parti olma ihtimaline ulaşamamıştır.
Ülke insanının “milliyetçi” duygularına hitab eden ”ulusalcı” bir yaklaşımla başarılı olmaz ise “kan” ile olur! “İrtica-laiklik-ülke satılıyor” iddiaları tutmayınca kamu oyunu etkilemenin yolu safsataların yerine “gözle görülür, kalplerde hissedilir” acıları depreştirmek ve yaşatmakla mümkün olabilir mi ?
11 Eylül olayının ABD kamuoyunda “Irak a müdaheleyi” nasıl meşru hale getirdiğine şahit olmuştuk. Bir “resmi ideoloji” uğruna bir “hakim güç” takımı dört binden fazla insanının katledilmesine göz yumar mı ?
Ülke sorunlarını her daim aşılmaz dağlar gibi göstermek isteyen bir anlayış, ülke insanını korkularla yönetmek istiyor. Bindiğimiz sandalı kendisi sallayıp dışarda büyük bir fırtına olduğuna içindekileri -üllke insanını-inandırmak istiyor.
Peki sorunlar sadece bize özel ve çözümsüz, yada çok mu zor ?
Mesela ülkede bir “şeriat,irtica” sorunu var mı?
Öncelikle şunu belirtmek isterim ki “bu ülkede şeriatı isteyen yoktur” demek kesinlikle akl-i değildir. Anlamamız gereken bence her ülkede “bayrak isteyende, rejim isteyende, değişim isteyende,özgürlük isteyende” olacaktır. Mesele bu isteklere karşı nasıl bir sistemle cevap vereceğimiz, insanları “mutlulukları” için hangi yöntemlerle yöneteceğimizdir.
Eğer ki “hukuk sistemi sorunları çözemiyor, ancak bir egemen gücün sopası gerekli” dersek toplumu bir arada tutmamız, aşırı uçları “sistem içine” almamız mümkün değil.
Bizim için hep dış ve iç düşmanlar oldu, çözülemez problemlerimiz hiç bitmedi!
-Sunni-alevi
-Türk – Kürt
-laik-antilaik
-irticacı-cumhuriyetçi vs vs…
yani hem etnik hem dinsel “içselleştirdiğimiz” sorunlarımız oldu. Ancak en önemlisi bu sorunların hep bize özel olduğunu düşünüyoruz. Sorunlarımız çok büyük çözülmesi zor ve bir tek bize özel!
Oysa ki, Hindistan da 18 değişik din, 100 leri geçen mezhep, 10 larla ifade edilen etnik kimlik ve 800 milyonu aşan bir nufus var. Hindistan da bir ülke değil mi ?
İngiltere de İrlanda ve ira,
İspanya da Bask,
Fransa da etnik kimlik çeşitliliği,
ABD de zenci-beyaz çatışmasında Güney-Kuzey kamlaşmasına kadar binbir sorun!
Pek çok ülkenin başına “illegal” örgütler bela, tarikatlar her yer de “inanç sömürüsü” yapabilmekte, hatta pek çok ülkede ve de özellikle ABD de “tek tanrı” dışı inanışlarla “toplu tarikat intiharları” dönem dönem gündemde…
Peki çözüm ne ? Çok kişilişe, evet : HUKUK DEVLETİ! İnsanların BİREY olarakta ÇOK DEĞERLİ olduklarını anlatmamız. Hiç bir insan bir “kitleyle” berber değerli değil! Sadece O olduğu için değerli ve hakları var. Bu hakların tesisi kollektivist kötülükleri engelleyecektir!
Peki, başa döner ve “terör”ü hakim güçler kendi çıkarları doğrultusunda kullanabilirler mi (?) diye tekrar sorarsak, “evet” cevabını vermenin hiçte güç olmadığını söyliyebiliriz…
Mesela Rus mafyasının Putin tarafından yok edilmediğini, ele geçirildiğini ve hatta Putin in başına geçtiğini iddia eden pek çok yazar-çizer var. Mafyanın hem korku aracı olarak kullanılması-halka “kötü”nün gösterilmesi, iyi “benim” denmesinin bir yolu- hemde “legal” yolların dışında haraketleri başarma aracı olar kullanılması mümkündür.
Peki terörde simüle edilebilir mi ? Yani insanların “sisteme sadakati”ni arttırmada kullanılabilecek bir araç haline getirilebilir mi ? Bir başka deyişle bir terör olayı, bir planın parçası olarak kullanılır ve teröristler “kötü”nün, sistem savunucularıda “iyi”nin simgesi olarak lanse edilir. Toplumu kendi çıkarları doğrultusun da yönetmek isteyenlere “işte kötü” diye gösterebilecekleri “merkez”dir terör!
Terörün tamamen yok edilmesini gerçekten isteyenler, terörün “ideoloji”lerine yaptıkları katkıyı görmezden gelebilirler mi ? Mesela Gorge Bush!
Ülkemizde seçim öncesi son aşama “aşırı milliyetçilik” etkileşimiyle hedef vurma!
Allah bu milleti 22 Temmuz a sağ salim çıkarır inşallah… Lakin endişe sonrası. Statükonun devamını isteyenlerin önü açılmazsa daha da şiddetli tepki verebilecekleri açık…
Sonumuz hayrola..